
9. ULUSLARARASI İSTANBUL HIRDAVAT FUARI REKOR KATILIM, GÜÇLENEN ULUSLARARASI ETKİ VE SEKTÖREL DÖNÜŞÜMLE TAMAMLANDI
19–22 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen 9. Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı, ulaştığı katılımcı ve ziyaretçi verileriyle yalnızca kendi ölçeğinde değil; Türkiye’nin hırdavat, nalburiye ve iş güvenliği sektörlerindeki uluslararası konumlanması açısından da önemli bir eşiği geride bıraktı. Dört gün boyunca süren organizasyon, sektörün küresel ticaretteki güncel dinamiklerini İstanbul merkezli güçlü bir buluşma noktasında bir araya getirerek, Türkiye’nin üretim altyapısını ve ihracat kapasitesini somut verilerle ortaya koydu.
Toplam 375 katılımcı firmanın yer aldığı organizasyonda, 98 ülkeden gelen 6.455’i yabancı olmak üzere toplam 28.915 profesyonel ziyaretçi ağırlandı. Bu rakamlar, İstanbul Hırdavat Fuarı’nın artık yalnızca bölgesel bir etkinlik değil; Avrasya ve MENA coğrafyasının en güçlü sektörel ticaret platformlarından biri haline geldiğini net biçimde ortaya koydu. Fuar süresince gerçekleşen nitelikli iş görüşmeleri, yeni iş birlikleri ve uzun vadeli ticari temaslar, organizasyonun sektör açısından stratejik bir buluşma alanı sunduğunu bir kez daha teyit etti.
Türkiye’nin Küresel Hırdavat Ticaretindeki Rolü Güçlendi
9. Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı, Türkiye’nin hırdavat sektöründeki üretim altyapısını, teknolojik yetkinliğini ve kalite standartlarını aynı çatı altında görünür kılarak, ülkenin küresel tedarik zincirindeki rolünü daha da pekiştirdi. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Orta Asya’ya, Güney Amerika’dan Pasifik ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyadan gelen satın alma profesyonelleri, Türkiye’nin yalnızca maliyet avantajı sunan bir üretim merkezi değil; aynı zamanda sürdürülebilir kalite, ürün çeşitliliği ve tedarik güvenilirliği ile rekabet edebilen güçlü bir ticaret ortağı konumunda bulunduğunu ortaya koydu.
Fuar kapsamında sergilenen ürünler ve gerçekleştirilen görüşmeler, Türkiye’nin geleneksel ihracat pazarlarındaki konumunu koruduğunu, bununla birlikte yeni ve gelişmekte olan pazarlarda da hızlı bir ivme yakaladığını gösterdi. Bu yönüyle organizasyon, yalnızca mevcut ticaret hacmini destekleyen bir etkinlik olmanın ötesine geçerek, önümüzdeki yılların ihracat stratejilerini şekillendiren bir platform niteliği kazandı.
Dört Gün Boyunca Artan ve Nitelikli Ziyaretçi Yoğunluğu
Fuar süresince ziyaretçi trafiği, ilk günden son güne kadar istikrarlı ve artan bir seyir izledi. Bu durum, organizasyonun yalnızca açılış günüyle sınırlı kalmayan, fuarın tamamına yayılan güçlü bir ticari cazibe sunduğunu ortaya koydu. Katılımcı firmalar, fuar süresinin tamamında verimli iş görüşmeleri gerçekleştirme imkânı bulurken, ziyaretçi hareketliliğinin hedef odaklı ve profesyonel nitelikte gerçekleştiği gözlemlendi.
Ziyaretçi profilinin büyük bölümünü uluslararası satın alma heyetleri, toptancılar, distribütörler, endüstriyel yatırım grupları ile kamu ve özel sektör alım yetkililerinin oluşturması, İstanbul Hırdavat Fuarı’nın doğrudan ticari potansiyele sahip bir kitleyi başarıyla bir araya getirdiğini gösterdi. Bu yapı, fuarın sektörel verimlilik açısından ulaştığı olgunluk seviyesinin en önemli göstergeleri arasında yer aldı.
Yeni Pazarlardan Güçlü ve Çeşitli Katılım
2025 edisyonu, İstanbul Hırdavat Fuarı’nın uluslararası ziyaretçi çeşitliliği açısından bugüne kadar ulaştığı en geniş kapsama sahne oldu. Tayvan’dan Angola’ya, Sierra Leone’den Mozambik’e, Benin’den Trinidad ve Tobago’ya, Malta’dan Kuveyt’e, Pakistan’dan Letonya’ya kadar uzanan geniş bir ülke yelpazesinden gelen profesyoneller, Türkiye’nin ihracat pazarlarını çeşitlendirme hedefi açısından önemli bir kazanım sundu.
Bu ülkelerden gelen artan ilgi, Türk hırdavat ürünlerinin küresel pazarlarda yalnızca alternatif bir seçenek olarak değil; güvenilir ve sürdürülebilir bir tedarik kaynağı olarak konumlandığını açık biçimde ortaya koydu. Özellikle Afrika, Orta Asya ve Pasifik bölgelerinden gelen yeni ziyaretçi profili, önümüzdeki dönemde ihracat hacmi ve pazar derinliği açısından dikkat çekici bir potansiyele işaret etti.
Ürün Çeşitliliği ve Teknolojik Derinlik
Fuar kapsamında sergilenen 1.500’ün üzerindeki ürün grubu, Türkiye’nin hırdavat sektöründeki üretim çeşitliliğini ve teknolojik kapasitesini güçlü bir biçimde yansıttı. Elektrikli ve mekanik el aletlerinden iş sağlığı ve güvenliği ekipmanlarına, bağlantı elemanlarından kaynak ve kesim teknolojilerine, kompresör ve pnömatik sistemlerden inşaat ve tesisat ekipmanlarına kadar uzanan geniş ürün yelpazesi, İstanbul’u bölgesel ölçekte stratejik bir ticaret merkezi konumuna taşıdı.
Bu çeşitlilik, yalnızca ürün sayısıyla değil; kalite, sertifikasyon ve kullanım alanlarının genişliğiyle de dikkat çekti. Katılımcı firmalar ürünlerini doğrudan hedef pazar temsilcilerine sunarken, ziyaretçiler tek bir organizasyon altında kapsamlı bir sektör panoramasına erişim sağladı.
Küresel Tanıtım ve Çok Dilli İletişim Stratejisi
Fuar öncesinde ve fuar süresince 11 dilde yürütülen kapsamlı tanıtım faaliyetleri, İstanbul Hırdavat Fuarı’nın uluslararası görünürlüğünü önemli ölçüde artırdı. Uluslararası sektör yayınlarıyla gerçekleştirilen iş birlikleri, hedef pazarlara özel dijital kampanyalar ve doğrudan iletişim çalışmaları sayesinde organizasyon, dünya genelinde geniş bir profesyonel kitleyle buluştu. 98 ülkeden gelen ziyaretçi profili, bu iletişim stratejisinin sahadaki karşılığını somut biçimde ortaya koydu.
Yönetim Değerlendirmeleri ve Stratejik Yaklaşım
9. Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’nın ortaya koyduğu güçlü tablo, organizasyonun arkasındaki stratejik planlamanın ve uzun vadeli yaklaşımın bir sonucu olarak değerlendirildi. Proje Müdürü Zülküf Karadayı, 2025 edisyonunun daha hedefli, ticari çıktıya odaklanan ve profesyonel beklentiler doğrultusunda kurgulanan bir yapı sunduğunu vurguladı. Uluslararası satın alma profesyonellerinin beklentilerinin analiz edilerek katılımcı ve ziyaretçi profillerinin bilinçli biçimde eşleştirildiğini ifade etti.
Uluslararası Satış Müdürü Yusuf Okçu ise, özellikle yeni ve gelişmekte olan pazarlardan gelen yoğun ilginin, Türk hırdavat sektörünün küresel rekabet gücünü açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti. İstanbul Hırdavat Fuarı’nın artık uluslararası alıcılar açısından planlanan ve takvime eklenen bir ticaret durağı haline geldiğini vurguladı.
Kurumsal İletişim Direktörü Taylan Baylan da çok dilli ve hedef odaklı iletişim çalışmalarının fuarı uluslararası ölçekte referans gösterilen bir marka etkinliğe dönüştürdüğünü ifade ederek özellikle dijital reklamcılık alanında verdiği desteklerden ve vizyoner yaklaşımlarından dolayı Dijital Pazarlama Direktörü Murat Uludaşdemir’e teşekkürlerini iletti.
10. YIL VİZYONU: KÜRESEL ÖLÇEKTE YENİ BİR EŞİK
9. Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı ile ulaşılan rekorlar ve ortaya konan güçlü ticari tablo, organizasyonun yalnızca bir yıllık başarısını değil, onuncu yılına girerken taşıdığı stratejik potansiyeli de açık biçimde ortaya koydu. Bu doğrultuda 2026 yılında gerçekleştirilecek 10. Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı, bugüne kadar atılan adımların doğal bir devamı olmanın ötesinde; ölçek, etki alanı ve uluslararası görünürlük açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak konumlandırılıyor.
18–21 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek 10. yıl organizasyonu, İstanbul Hırdavat Fuarı’nın sektörde ulaştığı olgunluk seviyesini daha ileri taşıyacak bir yapı ile planlanıyor. Katılımcı sayısı, ziyaretçi çeşitliliği ve uluslararası satın alma heyetleri açısından daha yüksek hedeflerle kurgulanan bu edisyon, Türkiye’nin hırdavat ve nalburiye sektöründeki küresel rolünü daha görünür ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyor.
T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından sağlanan prestijli fuar statüsü ve 1.292.800 ₺ üst limitli destek mekanizması, 10. yıl organizasyonunun vizyonunu güçlendiren önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Bir takvim yılında sınırlı sayıda fuara tanınan bu destek, İstanbul Hırdavat Fuarı’nın sektör açısından taşıdığı stratejik önemin resmi bir göstergesi niteliği taşıyor.
Onuncu yıl organizasyonunun planlama sürecinde, önceki dokuz edisyondan elde edilen veriler, ziyaretçi analizleri ve sektörel geri bildirimler belirleyici rol oynuyor. Katılımcı–ziyaretçi eşleşmelerinin daha hedefli hale getirilmesi, uluslararası satın alma heyetlerinin daha etkin yapılandırılması ve fuar süresince kurulan ticari temasların kalıcılığının artırılması, 10. yıl vizyonunun temel başlıkları arasında yer alıyor.
Bu yaklaşım doğrultusunda 10. Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı, Avrasya ve MENA Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise tek sektörel uluslararası hırdavat fuarı kimliğini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. İstanbul’un sahip olduğu lojistik avantajlar, üretim altyapısına yakınlığı ve uluslararası erişim olanakları, fuarın küresel ticaret haritasındaki konumunu her geçen yıl daha da sağlamlaştırıyor.












